a

MHP’li Şimşek, “Sulama suyu ücretleri düşürülsün”

Devlet Su İşleri’nin (DSİ) Mersin’de sulama suyu fiyatlarında indirime gitmesi çağrısında bulunan MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek, “Devlet Su İşlerinin su ücretlerinde mutlaka yeni bir düzenleme yapması, özellikle son yüz yılın en büyük kurağının yaşandığı bölgemizde vatandaşlarımızın su ücretleriyle ilgili mağduriyetine son verilmesi, bu yıl deprem bölgesinde de tarımsal üretimin azalacağı göz önünde bulundurularak özellikle Adana, Mersin, Antalya başta olmak üzere DSİ’nin sulama suyundan almış olduğu ücretlerin mutlaka düşürülmesi gerekmektedir” dedi.

0

BEĞENDİM

TBMM’de Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Baki Şimşek, “Ormanlar bir milletin en önemli zenginlik kaynaklarındandır. Ormanlarımızı korumak ve yeni orman alanları oluşturmak hepimizin vatandaşlık görevidir. Vatandaşlık görevimizi yerine getirirken ağacı ve ormanı korumanın uygarlığın en temel göstergelerinden biri olduğunu çocuklarımıza öğretmeli ve bu bilinçle ormanlarımıza sahip çıkmalıyız. Unutmamalıyız ki ağacıyla, ormanıyla, dağıyla, taşıyla bu vatan hepimizindir; ona sahip çıkmak, gelecek nesillere daha zengin bir miras bırakmak en ulvi görevimizdir. Bu bilinçle ormana, yeşile ve tabiata olan sevgimizin ve duyarlılığımızın artırılmasına vesile olması temennisiyle Dünya Ormancılık Günü’nü ve Orman Haftası’nı kutluyor; ormanlarımızın korunması için çalışırken hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı.

“GIDA GÜVENLİĞİ TEHLİKEDE”

Ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan yaşanan gelişmeler ile küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretimi önemli ölçüde etkilediğine dikkat çeken Şimşek, “Diğer taraftan, artan nüfus ve kentleşmeyle gıdaya olan talep artışı doğal kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasına imkân sağlayacak planlamaları zorunlu hâle getirmektedir. Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda ülkemizde tarımsal üretimi planlamak, gıda güvencesi ve güvenliğini temin etmek, üretim öncesinde bakanlıktan izin alınmasını sağlayacak düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Yapılacak bu düzenlemelerle arz ve talep durumuna göre üretim gerçekleştirilerek kaynakların sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde verimli kullanılmasına imkân sağlanacaktır. Aynı doğrultuda, kanun teklifiyle tarımsal üretimin sürdürülebilirliği amacıyla üreticinin üretim sürecinin başından sonuna kadar etkin desteklenebilmesi ve üretim süreci sonunda pazar sorunu yaşamadan emeğinin karşılığını alabilmesi için sözleşmeli üretim modelinin üretici lehine avantajlarla takviye edilerek yaygınlaştırılması önem arz etmektedir. Diğer yandan, ülkemizin gıda güvenliğinin temini ve üretim için müsait olan tüm tarım arazilerinin etkin bir şekilde üretim sürecine dâhil edilerek üretim imkânlarının arttırılması, atıl kalmış tarım arazilerinden faydalanılması bir zaruret olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

“TARIM ARAZİLERİ MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILACAK”

Yapılması öngörülen kanun düzenlemesiyle tarımsal üretimin sürekliliği ve artan nüfus ve ihtiyaçlar karşısında üretim artışının teminiyle atıl durumda bulunan tarım arazilerinin mülkiyet hakkının özüne dokunulmaksızın kamu yararı gözetilerek millî ekonomiye ve üretime kazandırılması için hisselilik, parçalılık, mülkiyet ihtilafları, tarımsal faaliyetin sonlandırılması, göç ve diğer nedenlerden dolayı gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde olmakla birlikte, değerlendirilemeyen atıl tarım arazileri üzerinde kiralama suretiyle tarımsal faaliyet yaptırılması ve bu arazilerin sahiplerine de kiralamadan elde edilen gelirin dağıtılması öngörüldüğünü kaydeden MHP’li Şimşek, konuşmasına şöyle devam etti; “Bu hususların yanı sıra 6831 sayılı Orman Kanunu’nda yapılmasına ihtiyaç duyulan değişiklikler kapsamında 6831 sayılı Kanun’un 14’üncü ve 94’üncü maddelerinde yapılan değişiklikle devlet ormanlarına nakil vasıtalarıyla yıkıntı veya inşaat atığı atmak ya da hafriyat ve çöp dökmek suretiyle ormanlara, doğal hayata ve çevreye verilen zararın orman suçu hâline getirilerek cezalandırılması öngörülmektedir. 3213 sayılı Maden Kanunu’nda madencilik faaliyetlerine getirilecek kısıtlamaların ancak kanunla düzenlenmesi gerektiğine dair hüküm göz önünde bulundurularak orman sayılan alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verilirken aynı zamanda verimli orman alanlarının azami olarak korunabilmesi ve geliştirilebilmesinin sağlanması; ayrıca madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanlarının rehabilitesi maksadıyla ağaçlandırmaya hazır hâle getirilmesi işlemlerinin belediyelerin yanı sıra özel sektör işletmeleri tarafından da yerine getirilerek bu işlemlerin daha hızlı yürütülmesine imkân verilmesi; devlet ormanlarına tecavüz, yerleşme ve sabit tesisler inşa edilmesi hâlinde idarenin kendi kolluk kuvvetleriyle olaya müdahale ederek söz konusu tesisleri kullanabilmesi veya yıkabilmesi ve bu suretle ormanların daha etkili bir şekilde korunmasının sağlanması; kesilecek ağaçların belirlenmesinde ve elde edilen ürünlerin nakledilmesinde dijitalleşme sağlanarak daha etkin, verimli ve ekonomik takip sistemi kurulması ve bu kapsamdaki işlerle ilgili yasa dışı faaliyetlerin azaltılması; yine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 31’inci maddesi kapsamındaki köylülerin aldığı zatî ihtiyaç karşılığı ödenecek fiyatların 32’nci maddeyle eşitlenmesi; köylerde yer sarsıntısı, yangın, heyelan, sel ve çığ yüzünden felakete uğrayanlara zatî ihtiyaç verilebilmesi için aranan muhtaçlık şartının ortadan kaldırılması; orman kalkındırma kooperatiflerinin ürettikleri ürünlere karşılık gelen yüzde 25 oranındaki tomruk ve sanayi odunlarını idareden satın almak ve üçüncü şahıslara satmak zorunluluğunun ortadan kaldırılarak bu ürünlere karşılık gelen gelirin adil dağıtılmasının sağlanması ve ormancılık faaliyetlerinde çalışanların sigorta yaptırmasının teşvik edilmesi; orman yangınlarını söndürme çalışmalarında fiilen görevli olanların 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınması; yine, Orman Kanunu’nun 71’inci maddesinin yürürlükten kaldırılmasıyla mükerrer düzenleme ve uygulamanın ortadan kaldırılması ve 71’inci madde kapsamında tazminat alanlara mükerrer ödeme yapılmaması; orman yangınları ile mücadelede alınacak tedbirlerin sadece yangın mevsimi ile sınırlandırılmaması; ormanlara kanun dışı müdahalelerin engellenmesi ve orman yangınlarıyla mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla mezkûr eylemleri düzenleyen maddelerde yer verilen ve suç işlenmesini önlemekte caydırıcı olmaktan uzak olan hapis cezalarının süreleri ile adli para cezalarının ve idari para cezalarının miktarlarının artırılması ve para cezalarının günümüz şartlarına uygun hâle getirilmesi… Ayrıca, Orman Kanunu’na; aynı veya komşu köy, mahalle ve beldede orman tahdidi veya orman kadastrosu çalışma alanlarında ilan edilerek kesinleşmiş orman kadastrosuna göre aynı taşınmazların farklı vasıflarda sınırlandırılması nedeniyle yaşanan mülkiyet sorunlarının giderilmesi ve ormanların korunması için ek 18’inci madde; Kocaeli ili Kartepe ilçesi Nusretiye Mahallesi’nde 2/B uygulamaları yapılarak yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için ek 19’uncu madde; orman kadastrosu çalışmaları sonucunda hususi orman olarak sınırlandırılan veya hükmen hususi orman statüsüne kavuşan taşınmazların orman kadastro komisyonları marifetiyle yeniden incelenmesi sağlanarak ormancılık açısından yaşanan sorunların giderilerek ülke ekonomisine değer kazandırılması amacıyla ek 20’nci madde eklenmiştir.”

“MÜLKİYET VE SINIR PROBLEMLERİ KÖKÜNDEN ÇÖZÜLECEK”

Orman Kanunu’nun yanı sıra, 3402, 2330 ve 6292 sayılı Kanunların bazı maddelerinde de değişiklik yapılması öngörüldüğünü ve önümüzdeki dönemde de mutlaka vatandaşın ormanla ilgili mülkiyet ve sınır problemlerini kökünden çözeceğini ifade eden Şimşek, “Özellikle, seçim bölgem olan Mersin Erdemli Arpaçbahşiş başta olmak üzere, üzerinde mahalle kurulan, belde kurulan alanlardaki mülkiyet problemlerinin vatandaşlarımızın lehine çözülmesi, kiralamalarda özellikle vatandaşların sondaj vurma, su deposu yapma gibi konulardaki prosedürlerin azaltılması ve vatandaşlara kolaylık sağlanarak bu izinlerin tamamının ilgili orman işletme müdürlükleri ya da bölge müdürlükleri tarafından verilmesinin sağlanması gerekmektedir. Ayrıca, Devlet Su İşlerinin su ücretlerinde mutlaka yeni bir düzenleme yapması, özellikle son yüz yılın en büyük kurağının yaşandığı bölgemizde vatandaşlarımızın su ücretleriyle ilgili mağduriyetine son verilmesi, bu yıl deprem bölgesinde de tarımsal üretimin azalacağı göz önünde bulundurularak özellikle Adana, Mersin, Antalya başta olmak üzere DSİ’nin sulama suyundan almış olduğu ücretlerin mutlaka düşürülmesi gerekmektedir. Hayvancılıkla ilgili olarak da Türkiye’de en büyük küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine sahip olan Mersin’de Yörüklerimiz için orman bölge müdürlüğümüzün ve işletme müdürlerimizin Yörüklerimiz lehine, Yörüklerimizin ormanlarda hayvanlarını otlatabilmeleri adına yeni alanlar ihdas etmesi ve küçükbaş hayvan üreticiliğinin teşvik edilerek bölgemizdeki üretimin daha da artırılması beklentilerimiz arasındadır” dedi.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Mersin’de araç sayısı 714 bin 155 adet oldu

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.