• Mersin 8° PARÇALI AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

  • VİDEO GALERİ
  • FOTO GALERİ
SON DAKİKA
  • BİST %
  • DOLAR %
  • EURO %
  • ALTIN %

Orman Kanunu mahkemelik oldu!

Tarım Orkam-Sen Mersin Şubesi, orman alanlarının peşkeş çekilmesinin önündeki engeli aşmanın yolu olarak kullanıldığı iddia edilen Orman Kanunu 17/3 ve 18. maddeler çerçevesinde çıkarılan yönetmelikleri yargıya taşıyor. Konuyla ilgili konuşan Tarım Orkam Sen Mersin Şube Başkanı Ömer Hatip Özden, “Ormanlarımız şantiye alanı haline getirilirken, neredeyse ülkenin her yerinde yok edilen ormanların yerlerine taş ve mermer ocakları, RES’ler, JES’ler, HES’ler, maden sahaları, yollar, güvenlik barajları ve turistik tesisler karşımıza çıkmaktadır. 17/3 ve 18. Maddeler çerçevesinde çıkarılan yönetmelikler orman alanlarının peşkeş çekilmesinin önündeki engeli aşmanın yolu olarak kullanılıyor” dedi.

Tarım Orkam-Sen Mersin Şubesi, orman alanlarının peşkeş çekilmesinin önündeki engeli aşmanın yolu olarak kullanıldığı iddia edilen Orman Kanunu 17/3 ve 18. maddeler çerçevesinde çıkarılan yönetmelikleri yargıya taşıyor. Konuyla ilgili sendika üyeleriyle birlikte Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yapan Tarım Orkam Sen Mersin Şube Başkanı Ömer Hatip Özden, “Sonu gelmeyen kar hırsı sermayenin her geçen gün farklı doğal kaynakları yok etmesine yol açarken, iktidar sermayenin bu ihtiyacını karşılamakla görevli memurlara dönüşmüştür. Sermayenin sıkıştığı yerde, kendisini kurtarmak için verdiği emirleri, mevcut yasaları sermaye lehine değiştirerek sömürünün ve ekolojik tahribatın önünü açmaktadır” dedi.

“BU YÖNETMELİKLER ÇOK ÖNEMLİ”

30 Kasım 2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmi Gazetede, 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 17/3 ve 18’inci Maddelerinin Uygulanması İle İlişkili Yönetmeliklerin yayınlandığını anımsatan Özden, “Anayasamızın 11.Maddesi“Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.” çıkarılan kanun ve yönetmenliklerin Anayasaya aykırı olamayacağı ve Anayasaya herkesin uymak zorunda olduğu kesin bir dille belirtilmiştir. Anayasa’nın 169’uncu maddesi orman alanlarının ormancılık dışı uygulamalara tahsisi ile ilgili en üst hukuk normudur. Söz konusu maddenin konuyla ilgili 2’inci fıkrası şu şekildedir: “Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. 7 Ocak 2021 tarihinde ise Orman Kanunun Ek 16. Maddesi kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmelik ve 30 Kasım 2021 tarihinde Orman Kanununun 17/3 Ve 18’inci Maddelerinin Uygulanması İle İlişkili Yönetmelikler resmi gazetede yayınlandı. Bu yönetmelikler neden önemli? İşte Türkiye kamuoyunu da burası ilgilendiriyor! Son 9 yılda orman alanlarında yaklaşık 50 bin işletmenin kurulmasına izin verilmiş ve bu izinlerle yaklaşık 340 bin hektarlık orman alanının ormancılık dışı kullanıma tahsisi gerçekleşmiştir. Yani bu alanlar resmi kayıtlarda orman olarak görünmeye devam ederken fiiliyette orman vasfını yitirmiştir. 1956 yılından buyana verilen bütün izinlerin miktarının yaklaşık olarak 750 bin hektardan biraz az olduğu düşünüldüğünde, bu izinlerin neredeyse yarısının son dokuz yılda verilmiş olduğu görülmektedir. Bu da hem son yıllarda yapılan yasal değişikliklerin hem de ormancılık örgütü üzerinde oluşturulmuş ağır siyasal baskıların açık sonucudur” dedi.

“TEK YETKİ CUMURBAŞKANINA GEÇİYOR”

Bu madde ile orman alanlarının dışına çıkarılacak alanları tek belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanında olacağının altını çizen Özden, açıklamasını şöyle sürdürdü: “19 yıldır tek başına iktidarda bulunmanın getirdiği sermaye odaklı iktidar hastalığı, ormancılık alanında da önemli yıkımlara neden olmuş, doğaya ve orman varlığımıza karşı en küçük bir sevgi ya da saygının olmadığı da yapılan düzenlemelerle tescillenmiştir. Son 19 yılda 10 defa Orman Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. Bu düzenlemelerle orman alanlarından ormancılık dışı amaçlarla yararlanma, deyim yerindeyse olağanlaşmıştır. Bu sayede en küçük bir ekonomik getiri için bile ormanlar rahatlıkla sermayeye peşkeş çekilmektedir. Ormanlarımız şantiye alanı haline getirilirken, neredeyse ülkenin her yerinde yok edilen ormanların yerlerine taş ve mermer ocakları, RES’ler, JES’ler, HES’ler, maden sahaları, yollar, güvenlik barajları ve turistik tesisler karşımıza çıkmaktadır. 17/3 ve 18. Maddeler çerçevesinde çıkarılan yönetmelikler orman alanlarının peşkeş çekilmesinin önündeki engeli aşmanın yolu olarak kullanılıyor. Bu engel aşılırken de kamu yararı kelimesinin arkasına sığınılıyor. Menfaatçi ve rantçı bir bakış açısı ile belirledikleri işleri ya da projeleri bu talan politikalarıyla hayata geçiriyorlar. Oysa niceliksel ve niteliksel olarak aynı zamanda ekolojik açıdan sürdürülebilirliği olmayan hiçbir proje, hiçbir iş, hiçbir yapı kamu yararı oluşturmaz. Ekolojik katliamların her gün yaşanmasında esas fail; sermaye ve yaşamı sermayeye peşkeş çeken ve bunu da ekonomik kriz bahanesiyle halkın üzerine yıkan iktidardır. Esas suçlu; doğayı, sermaye ve pazar ürünü nesnesi haline getiren sistemdir. Doğa ve insanı kontrolüne alarak yaşam akışının önüne set çeken sistemin gerçekliği bilinmektedir. Söz konusu değişiklik, yıllardır alıştırılmaya çalışıldığımız, sermayenin arazi ihtiyacının kamu arazilerinin bedelsiz arsa olarak görülen orman alanları ile karşılanması ve ormanların sadece bir rant kaynağı olarak görülmesi anlayışının uzantısından başka bir şey değildir. Bu anlayış karşısında her türlü fiili, meşru mücadele hakkımızı kullanarak, halkın olanın halk tarafından yönetilmesi anlayışımızla bu yönetmelikleri yargıya taşıyacağımızı ve ekolojik yaşam hakkı mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizi açık ve net bir şekilde beyan ederiz.”

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Terör örgütünün hackerları yakalandı

sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
10.403.064

VAKA

9.596.579

İYİLEŞME

84.622

ÖLÜM

806.485

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
326.250.101

VAKA

131.473.367

İYİLEŞME

5.536.448

ÖLÜM

194.776.734

AKTİF VAKA

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
Yazarlar
Video
Galeri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Damga Haber'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Damga Haber'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.